Klinik Psikolog Öznur Karaman, PhD
0554 194 58 59
psikologoznurkaraman@gmail.com

Kafka’nın Dönüşüm Eserine Psikanalitik Bir Bakış: Freud ve Lacan Perspektifinden

Kafka’nın Dönüşüm Eserine Psikanalitik Bir Bakış: Freud ve Lacan Perspektifinden

Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı eserinde, Gregor Samsa’nın bir sabah dev bir böceğe dönüşmesi yalnızca fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda öznenin bastırılmış arzuları, toplumsal yükümlülükleri ve aile yapısı karşısında yaşadığı varoluşsal çöküşün simgesel bir anlatımıdır. Bu dönüşüm hem Freud’un dürtü ve bastırma kuramı çerçevesinde hem de Lacan’ın özne, bakış ve simgesel düzen kavramları üzerinden okunabilir.

Freudçu bakış açısından, Gregor’un dönüşümü, bireyin bastırılmış içsel çatışmalarının bedensel semptom yoluyla dışavurulmasıdır. Gregor’un tüm hayatını ailesine adamış olması, kendilik arzusunu bastırmasına neden olmuş, süperego tarafından yönlendirilen bir yaşam kurmuştur. Arzularını bastıran Gregor, bir sabah “çalışamayacak hale gelecek” bir forma, yani böceğe dönüşerek hem toplumsal görevlerinden hem de aile içindeki rollerinden kopar. Ancak bu kopuş bir özgürleşme değil, cezalandırılmadır: beden, bilinçdışının taşıyıcısına dönüşür. Gregor’un özellikle babasıyla kurduğu otoriteye dayalı ilişkide, Oidipal gerilim açıkça hissedilir. Babasının ona attığı elmalar, hem suçluluk hem de cezalandırılma temalarının bedenle birleştiği anlara dönüşür.

Lacancı açıdan, Gregor’un dönüşümü öznenin simgesel düzenden dışlanışını temsil eder. Lacan’a göre özne, dilin düzenine (simgesel düzene) dahil olduğunda toplumsal olarak tanınır. Ancak Gregor, dönüşümüyle birlikte bu düzenden düşer: artık konuşamaz, anlaşılmaz, arzu nesnesi olma vasfını yitirir. Simgesel düzenin temsilcisi olan baba, bu dışlanmayı daha da pekiştirir. Gregor, artık “görülen ama duyulmayan” bir varlıktır. Ailenin ona yönelik bakışı Lacan’ın “bakışın travmatik etkisi” kavramıyla örtüşür: Gregor, bakış tarafından nesneleştirilir, öznelliği çöker. “Arzu”dan “abjekt”e dönüşür.

Kafka’nın metni, öznenin çöktüğü, arzunun geri döndüğü ve ailenin sevgi değil fayda üzerinden kurulduğu bir dünya sunar. Gregor’un böceğe dönüşmesi bir mecaz değil; bastırılanın geri dönüşüdür. Freud’un dürtü kuramıyla açılan bu yol, Lacan’da simgesel düzende yerini yitiren öznenin sessiz çığlığına dönüşür. Dönüşüm, modern öznenin hem bedensel hem ruhsal olarak dışlandığı bir dünyanın psikanalitik izdüşümüdür.

Klinik Psikolog Öznur Karaman, PhD